KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/1324 E., 2017/434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi ve ortağı olduğu davalı kooperatifteki hissesini ...'e devrettiğini, bu devrin aslında muvazaalı olduğunu, davalının muvazaalı devire rağmen kooperatif hissesini müvekkiline iade etmediği gibi müvekkilinden kira istemeye başladığını ileri sürerek, muvazaalı şekilde yapılan kooperatif hisse devir sözleşmesinin iptali ile dava konusu bağımsız bölüme ait kooperatif üyeliği ve hissesinin müvekkili adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kooperatif hissesini 100.000,00 TL bedeli nakit ödeyerek devir aldığını, devir bedelinin ödendiğine ilişkin belge düzenlendiğini, davacı ve eşinin boşanmasının da muvazaalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacı ve diğer davalı arasındaki kooperatif üyeliğinin devri nedeniyle davalı ...'in kooperatifin üyesi olduğunu, davada kooperatife husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın hata ve hile bakımından değerlendirildiğinde, hisse devir sözleşmesinin 31.07.2008 tarihinde yapıldığını, o tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 31 ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 38. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, muvazaa iddiası bakımından ise, muvazaalı işlemin tarafı olan davacının kendi muvazaasının sonuçlarının iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/1324, K. 2017/434, 15 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama