İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/1619 K.2018/3495

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davacı birleşen davada asli müdahil ... vekilince duruşmalı olarak…

Esas2016/1619Karar2018/3495Tarih4 Haziran 2018Okuma5 dk · 970 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2016/1619 E., 2018/3495 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

970 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davacı birleşen davada asli müdahil ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davacı-birleşen davada asli müdahil vekili Av. ..., birleşen davada davacı asil ... ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekili Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan birleşen davada davacı asil ... ve taraf avukatlarının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Asıl davada davacı-birleşen davada asli müdahil vekili, 1423 ada 13 parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesinin bedelinin aslında davacı tarafından ödenerek satın alındığını, ama tapunun davalı üzerinde olduğunu, taraflar arasında 16.01.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, her ne kadar davacı yüklenici olarak görünse de tüm giderleri davacı tarafından karşılanarak taşınmaz üzerinde taşeron olan davalı tarafından bina inşa edildiğini, sözleşme uyarınca davacıya isabet eden daire ve dükkânların teslim alınarak kullanılmaya başlandığını,

ancak davalının bir çok edimini yerine getirmediği gibi davacıya ait 4 numaralı daireyi de üçüncü bir kişiye sattığını öğrendiklerini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan hissesinin 1/2'sinin iptali ile davacı adına tesciline, 4,5,8,9 ve 11 no'lu daireler ile 24/B no'lu dükkânın davacıya ait olduğunun tespitine, hukuki şartları oluştuğunda davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davaya asli müdahale talebinde bulunarak, dava konusu 4 no'lu dairenin asli müdahile ait olduğunu, bu dairenin davacıya satışının haksız olduğunu ileri sürerek,

birleşen davanın reddine, 4 no'lu daireye yönelik müdahalenin men-i ile Mart 2014 tarihinden itibaren aylık 1.500,00 TL kira tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davacı, 21.02.2014 tarihli sözleşme ile 1423 ada 13 parselde bulunan 4 no'lu daireyi 25.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını, ancak tapuda malik olarak görünmediğini ileri sürerek, 4 no'lu daireye karşılık olan 20/316 hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendisi adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca dairelerin paylaşıldığını, ancak yasal imkansızlık nedeniyle kat irtifakı tesis edilemediğini ve iskân ruhsatı alınamadığını, 4 numaralı daireyi değil arsa hissesini birleşen davada davacıya sattığını, davalının kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 1423 ada 13 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözlşemesi imzalandığı, sözleşme uyarınca taşınmaz üzerine inşa edilen yapının belediyece onaylanmış bir projesinin bulunmadığı, taşınmazın imar planında ilköğretim tesisi alanında kaldığı, yapının fiilen kullanıldığı, ancak plansız ve projesiz inşaa edilen yapının ruhsata bağlanmasının, kat irtifakı tesis edilmesinin, yapı Kullanma izin belgesi alınmasının mümkün olmadığı,

bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun, TBK'nın 27. maddesine uyarınca, kurulduğu anda objektif ve sürekli olarak imkânsız olduğu, bu nedenle sözleşmenin batıl olduğu, davacının inşaat ruhsatı olmadan inşaata başlamasının basiretli bir tacirden beklenemeyeceği, bu nedenle kusurlu olduğu ve tapu iptal ve tescil talep hakkı olmadığı; birleşen davada davacı ile davalı arasındaki 21.02.2014 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenlendiği ve geçerli olduğu,

imar planı kapsamında kalan, henüz uygulama imar planı gerçekleşmemiş kadastro parseli olan dava konusu taşınmaza ilişkin bu sözleşme uyarınca davacının talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine; birleşen davanın ise kabulü ile 1423 ada 13 parselde davalı adına olan 20/316 payın asıl davada tapu kaydının iptali ile birleşen davada davacı adına kayıt tesciline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl davada davacı ile davalı arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığının iddia edildiği, inşaatın sözleşmeye göre asıl davacı ... tarafından yapıldığı, ancak bu inşaatın henüz ruhsatının bulunmadığı, yani kaçak olarak yapıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki 13 parsele ilişkin yapılan 16.01.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, davalı ... dışında başka hissedarların bulunmasına rağmen bu kişilerin sözleşmeyi imzalamamış olmaları nedeniyle geçersizdir. Bu nedenle, asıl davada davacının ve birleşen davada davacının taşınmazdaki dairlerin tapusunu istemeleri söz konusu olamayacaktır. Diğer yandan, diğer maliklerin sözleşmeye muvafakat verip vermedikleri ve daha sonra bunlarla sözleşme yapılıp yapılmadığı ve sonuç olarak bu sözleşmenin geçerli hale gelip gelmediği konusunda yeterli araştırma yapılmamıştır.

Belirtilen bu hususlarda yeterli araştırma yapılarak diğer hissedarlarla sözleşme yapılıp yapılmadığı veya muvafakat vermeleri sebebiyle geçerli olduğunun anlaşılması halinde bu kez davacı tarafa inşaatın yasal hale getirilmesi konusunda yeterli süre ve yetki verilerek yasal hale getirilmesi, yasal hale getirilmesi durumunda tarafların talepleri hakkında ayrıca karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiştir.

2- Öte yandan, gerek Yargıtay 14.Hukuk Dairesi'nin 06.02.1990 tarihli ve 452/1193 sayılı kararı gerekse Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.06.1983 tarihli ve 8/954-682 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere Tapu Müdürlüğü'nde tasarruf yapabilecek kişiler mahkemede kabul beyanında bulunduğunda bu kabule değer verilmesi gerekmektedir. (Bkz. B. Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Ank. 1990, C3, 3216)

Somut olayda asıl ve birleşen davada davalının, gerek cevap dilekçesi gerekse imzası bulunan ve itiraz etmediği 26.03.1999 tarihli sözleşme uyarınca, dava konusu parselin 1/2 hissesine sahip iken bunun yarı hissesinin bedelinin davacı tarafından kendisine verildiğini ve bunun davacıya ait olduğunu kabul ettiğine göre, davalının, hali hazırda adına kayıtlı 39/70 hissesinin yarısının ve davalının 26.03.1999 tarihli sözleşmeden sonra sattığı hisseleri de nazara alınarak bu hisselerin de yarısının davacıya ait olduğunun kabulüyle, davacı talepleri

hakkında hüküm kurulması gerekirken, yukarıdaki bentte yer alan bozma sebebinde yazılı olan hususlar gerçekleşmese bile bu talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek davanın reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-birleşen davada asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, asıl davada davacı-birleşen davada asli müdahil yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl davada davacı-birleşen davada asli müdahil yararına takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalı ve birleşen davada davacıdan alınarak, asıl davada davacı-birleşen davada asli müdahile verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/1619, K. 2018/3495, 4 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/1619
Karar No
2018/3495
Tarih
4 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/1620 K.2018/7377
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/1620 K.2018/8959
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/1621 K.2018/7479
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/1622 K.2018/7521
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/1623 K.2018/7357
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2016/1626 K.2018/8130

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.