KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/1896 E., 2018/4276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, pay devri yoluyla müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının ihtara rağmen aidat ödememesi üzerine başlatılan takibe vaki itirazının haksız olduğunu öne sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının aidat borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 29.045,00 TL asıl alacak, 28,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.073,65 TL'sine vaki itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden hesaplanacak % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen kararın dairemizin 15.12.2014 tarih 2014/6601 Esas 2014/8149 Karar sayılı kararıyla davalının peşin ödemeli ortak olup olmadığı hususunun netleştirilmesi amacıyla bozulmuş olup mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde kooperatif üyesi davalının hissesini ...'ya devrettiği yönetim kurulu kararıyla da yeni üyenin ... olduğunun kabul
edildiği, böylelikle müteveffa davalının üyeliğinin son bulması nedeniyle borçlarının da son bulduğu gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Kooperatif aidat alacağından devreden ortak ile devralan ortak kooperatife karşı birlikte sorumlu olup davalılar aleyhine bu davaya devam edilmesi mümkün ise de, davacı temyizinde yeni ortağa karşı davaya devam etmek istediğini bildirdiğine ve HMK'nın 125. maddesi uyarınca böyle bir hakkı bulunduğuna göre yeni ortağa karşı davaya devam edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/1896, K. 2018/4276, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama