KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/1947 E., 2018/5520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı taraf ile yapılan sözleşme ve hizmet alımları nedeniyle alacaklı olduğunu, davalı şirket tarafından gönderilen faksta cari hesap mukavelesinde alacağın 31.12.2010 tarihi itibariyle 48.713,80 TL olduğu ve kabul edilmesi halinde imzalanarak gönderilmesinin talep edildiğini, dava konusu borcun kabul edilmesine rağmen ödenmediğini, alacağın 31.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafa gönderilen mutakabat metninin yetkisi olmayan muhasebe biriminde görevli personel tarafından gönderildiğini, şirketi bağlamadığını, davacı ile imzalanan sözleşmenin kıdem tazminatı ile ilgili hüküm gereği davacının hak edişlerinden işçilerin kıdem tazminatı için kesintiler yapıldığını ve nakit teminatlar hesabında bekletildiğini, ödemelerin bu hesaptan yapılması gerekirken sehven nakit hesaplarından yapıldığını, davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından yapılan hesap sonucu borç bulunmadığı, işçilere ödenmek üzere teminat hesabında bulunan dava konusu meblağın işçilere ödendiğini, ödemelere ilişkin davalı tarafından dekontların sunulduğu, borç alacak ilişkisinin sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/1947, K. 2018/5520, 27 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama