KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2180 E., 2018/4149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davacı ... yönünden kısmen kabulüne, davacı ... yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 2012 yılına ilişkin 16.06.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların karar nisabına aykırı olarak alındığını, içerik olarak da yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet esaslarına uygun olmadığını ileri sürerek genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan kararlarda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair kararın Dairemizce; alınan kararlarda butlan veya yokluk hali olmadığı belirlenip muhalefet şerhi konulan kararlar açısından inceleme yapılması gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ...'ün genel kurulda 6, 7 ve 8 maddelerde muhalefet şerhi bulunduğu, ...'un muhalefet şerhinin bulunmadığı gerekçesiyle bu davacının davasının reddine ...'ün davasının kısmen kabulü ile genel kurulun seçimle ilgili 8 nolu kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava konusu edilen 16.06.2013 tarihli genel kurulun 2. maddesinde yönetim kurulu faaliyet raporu kabul edilmemişse de, genel kurulun 3. maddesinde alınan kararda yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiği ve dolayısıyla yeniden seçilmelerine engel bir durum bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde genel kurulun seçimle ilgili 8. maddesinde kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı bir husus bulunmadığından davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2) Bozma şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2180, K. 2018/4149, 12 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama