KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2247 E., 2016/2709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip yaptığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; takibe dayanak senette kefil sıfatı ile imza atan davacının kefalet miktarının yazılmadığı, bu nedenle kefaletin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının davalıya takibe konu borç nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı aleyhine başlatılan icra takibinde taşınmazına haciz konularak satıldığı ve bedelinin de davalı yana ödendiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Eldeki dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olmakla İİK'nın 72/VI maddesi uyarınca davada tedbir kararı alınmamış ve borcun bir kısmı da ödenmiş olmakla, ödenen kısım açısından davaya istirdat davası olarak devam edilmesi, ödenmeyen kısım açısından ise, menfi tespit hükmü kurulması gerekirken belirtilen bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2247, K. 2016/2709, 27 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama