KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2435 E., 2017/3377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflasın açılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, 15.06.2007 tarihinde borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, daha sonra talebini kambiyo senedine özgü iflas yoluna çevirerek takibine devam ettiğini, borçlu şirket tarafından borca itiraz edildiğini, bugüne değin de borcun ödenmemiş olduğunu ileri sürerek, İİK'nın 158 ve devamı gereğince borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin çift imza ile temsil edildiğinden cironun geçerli olmadığını, icra takibinin iflas takip yoluna geçilmeden önce 6 aydan fazla süreyle takipsiz bırakıldığından bu süreler arasında zamanaşımı gerçekleştiğini, kambiyo senetlerine mahsus iflas yolunda, iflas ödeme emrinin tebligatların borçlu asile yapılmadığını, sadece vekile yapıldığını, bu nedenle müvekkili hakkında iflas kararı verilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından iflas takip yoluna geçilmezden önce takibin 6 ay süre ile takipsiz bırakıldığı, borçlunun borcunu ikrar etmesinin zamanaşımını kesmeyeceği, iflas ödeme emri tebligatının bizzat asıl borçluya yapılması gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece gerekçe kısmında sadece ''iflas ödeme emri tebligatının bizzat asıl borçluya yapılması gerektiği dikkate alındığında açılan davanın reddine'' gerekçesi ile davanın reddi gerekir iken, yazılı diğer gerekçeler ile de red kararı verilmesi hatalı görülmüş ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK'nın 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2435, K. 2017/3377, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama