KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2443 E., 2017/3376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflasın açılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin yaşanan ekonomik kriz nedeniyle altına girmiş olduğu büyük meblağlara ulaşan borçlarını ödeyemez hale geldiğini, aktif varlıklarının çok üzerinde olan borçlarını ödeyemez duruma düştüğünü ileri sürerek, müvekkilinin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilleri, davanın açılmasında kusuru bulunmadığını ve davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ticaret siciline ya da odaya kayıtlı olamamak tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilmediği, davacı borçluya ait gelir gider defterleri, vergi beyannamesi, bilirkişi raporu ve bütün belgeler birlikte değerlendirildiğinde özellikle gelir ve giderlerinin düzenlendiği defterde gelir ve giderlerinin Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararname de gösterilen miktarların çok altında olduğu, gelir ve giderleri itibariyle çamaşırhane olarak işlettiği yerden elde ettiği kazancın esnaf faaliyetini aşmadığı,
bu itibarla davacı borçlunun TTK'nın 12 ve devamı maddelerinde düzenlenen tacir sıfatına haiz olmadığı, bu sebeple İİK'nın 178. maddesi uyarınca doğrudan doğruya iflasını isteyebilecek şahıslardan olmadığı belirtilerek, şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2443, K. 2017/3376, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama