KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/2734 E., 2019/1057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2019
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
..... Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında "götürü bedel hizmet alım sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşmelere ait damga vergisinin tek nüsha üzerinden hesaplanarak davalıdan tahsil edildiğini ancak sözleşmelerin çoğaltılarak kullanılması nedeniyle ayrı ayrı damga vergisi ödenmesi gerektiğini, bu verginin müvekkili tarafından 6111 Sayılı Kanun kapsamında peşin olarak ödendiğini, ödenen verginin rücuen tahsili amacıyla yapılan takibin haksız itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, düzenlenen nüshaların iç yazışmalarda kullanılması nedeniyle damga vergisine tabi olmadığını, müvekkili haber edilmeksizin ödenen damga vergisinden müvekkilinin sorumlu olmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ve davacının temerrüt faizi ile icra inkar tazminat taleplerinin reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, "...alacağın likit olması sebebiyle davacı lehine icra-inkar tazminatına hükmedilmemesi ve dava sırasında borcun ödenmesi nedeniyle dava her ne kadar konusuz kalmış ise de, davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu olacağı" gerekçeleriyle Dairemizce bozulmakla, mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, alacağın likit olması sebebiyle davacının icra-inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
1-Yerel mahkemece, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyulması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. "Usuli kazanılmış hak" olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir.(09.05.1960 günlü ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K)
Somut olayda, her ne kadar mahkemece Dairemizin bozma kararına uyularak yargılama devam olunmuşsa da, vekalet ücreti ile yargılama giderleri hususunda bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediği görülmüştür. .....
2-Davacı tarafça davalıya keşide edilen 13.05.2011 tarihli ihtarname ile davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün anlaşılmasına rağmen davacı yararına takip talebinde istenen işlemiş faiz alacağına hükmedilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/2734, K. 2019/1057, 18 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama