KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/368 E., 2017/1832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 20.10.2015 gün ve 2014/10488 Esas, 2015/6699 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi asıl davada davacı ... vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme yapıldığını, müvekkiline verilmesi gereken daireler yerine başka daire verildiğini, asıl verilmesi gereken dairenin davalı ... adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescil ile gecikme tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2010/643 E. sayılı davada davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme yapıldığını, müvekkiline verilmesi gereken daireler yerine başka daire verildiğini, asıl verilmesi gereken dairenin davalı ... adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.
Birleşen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/764 ve 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/509 E. sayılı dosyalarında davacılar vekili, müvekkili arsa malikleri ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde paylaşımın düzenlenmediğini ve ek protokol de yapılmadığını ileri sürerek, paylaşımın belirlenmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı yüklenici vekili, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen 2010/643 esas sayılı davaların kabulüne, birleşen 2010/764 esas sayılı davada, taşınmazın %40'nın arsa sahiplerine, %60'nın yükleniciye ait olduğunun tespitine dair verilen karar.
Dairemizin 12.07.2013 tarih ve 4796 E., 4919 K. sayılı ilamıyla, asıl ve birleşen davalardaki taleplerin, bu davalarda taraf olmayan arsa sahipleri ile halen tapuda adına bağımsız bölüm kaydı bulunan üçüncü kişilerin de hak ve menfaatlerini ilgilendirdiği, taraf olmayan diğer arsa sahipleri ile tapu maliki üçüncü kişiler aleyhine dava açılması için davacı tarafa süre verilerek eldeki dava ile birleştirilmek suretiyle yargılama yapılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; birkısım arsa malikleri ile yapılan protokollerin resmi şekilde düzenlenmemeleri nedeniyle geçerli olmadığı, bu protokollere dayalı talepte bulunulamayacağından asıl ve birleşen 2010/643 E. sayılı davaların reddine;
diğer arsa malikleri tarafından açılan tespit davaları için hukuki yarar bulunmadığından ve davacı arsa malikleri adına paylarından fazla taşınmaz kaydı bulunduğundan birleşen 2010/764 ve 2013/509 E. sayılı davaların reddine dair verilen kararın, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.10.2015 tarih, 2014/10488 esas ve 2015/6699 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bu kez, asıl davada davacı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/368, K. 2017/1832, 15 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama