İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/4033 K.2018/2334

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine…

Esas2016/4033Karar2018/2334Tarih26 Mart 2018Okuma5 dk · 1.017 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2016/4033 E., 2018/2334 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2018
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.017 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı şirket vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf avukatlarının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin e-mail yoluyla iletişime geçerek yapılan görüşmeler sonunda taraflar arasında 01.03.2012 tarihinde Toplu VMS Sözleşmesi yapıldığını, davalının sözleşme uyarınca bir yıllığına, aylık 3.5000.000 başarılı sabit telefona ulaşmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca üzerine düşen sesli mesaj (VMS) gönderme edimini yerine getirerek başarılı sesli mesaj sayılarını davalıya rapor olarak gönderdiğini, davalının da sözleşmede belirlenen arama sayısı taahhüdünü yerine getirmek ve ücreti müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu,

ancak davalının sözleşme ile taahhüt ettiği miktardaki sesli arama sayısını talep etmediği ve edimin yerine getirilmediğini, bu nedenle yerine getirilmeyen (kullanılmayan) bakiye 30.543.000 aramanın yapılmadığı ve bu miktar kadar kontörün kaldığını, davalının taahhüt ettiği bu miktardan sorumlu olduğunu, buna göre 1.063.201,00 TL asıl alacak, 72.494,29 TL işlemiş faiz ve 664,00 TL ihtarname gideri olmak üzere 1.136.359,29 TL'nin tahsili için ...

18. İcra Müdürlüğü'nün 2013/23102 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, sözleşmeyi müvekkilinin yetkili tesmsilcisinin imzalamadığını, bu nedenle davacının dayandığı sözleşmenin kendileri açısından geçerli ve bağlayıcı olmadığını, buna dayalı taleplerden sorumluluklarının bulunmadığını, davacıdan sözlü olarak aldıkları hizmetlerin bedelinin ise ödendiğini,

davacı tarafın yerine getirdiklerini iddia ettiği hizmetlerin verildiğinin ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 01.03.2012 tarihli sözleşme bulunduğu, bu sözleşmenin, her ne kadar davalı tarafça sözleşmeyi imzalayan kişinin müvekkilini temsile yetkili olmaması nedeniyle geçersiz olduğu savunulmuş ise de sözleşmenin, davacı ve davalının iletişim bölümünden yetkilileri arasında yapılan e- mail yazışmaları sonrasında imzalandığı,

sözleşmeyi imzalayan davalı çaışanlarının davalıyı temsilen sözleşme yapma yetkileri bulunmamakla birlikte bu sözleşmenin davalı tarafça aynen benimsenerek, sözleşme kapsamında hizmet alımları

yapıldığı, davacı tarafın sözleşmeye göre tanzim ettiği hizmet faturalarının davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve ödendiği, bu şekilde davalı tarafça sözleşmenin benimsendiği, bu nedenle geçerli olduğu, davacının, taahhüdün yerine getirilmemesi sebebiyle uğradığı kâr kaybı ve zarardan davalının sorumlu olduğu, davacının takip konusu miktarın ödenmesi için gönderdiği ihtarnamenin 20.03.2013'te tebliğ edildiği, verilen 7 günlük ödeme süresinin sonu olan 28.03.2013 tarihinin temerrüt tarihi olduğu,

kâr kaybı ve zararın hesabında davacının 2012-2013 döneminde resmi kurumlara sunduğu bilanço ve kazanç beyanlarından yola çıkılarak, esas faaliyet kâr marjı ile katlanılan fiili maliyet toplamının dava konusu kâr kaybı ve zarar olarak hesaplanmasının objektif bir yöntem olduğu, buna göre %9,71 olan 2013 yılı kâr marjı oranına göre davacının kâr kaybı ve zararının KDV dahil 438.668,18 TL olduğu, işlemiş faizin 30.158,64 TL ve ihtarname giderinin 664,00 TL olduğu,

alacağın ise likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle, itirazın 438.668,18 TL asıl alacak, 30.158,64 TL işlemiş faiz ve 664,00 TL ihtarname bedeli üzerinden iptaline, alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının tahsili ile takibin değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle devamına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;

Dava; taraflar arasındaki Toplu VMS Sözleşmesi uyarınca, davalı tarafça taahhüt edilen ancak talep edilmeyen arama sayısına karşılık gelen kontörlerin bedelinin ve zararının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafça, 01.03.2012 tarihli sözleşme uyarınca davalı tarafından 1 yıl boyunca aylık 3.500,000 adet, yıllık toplam 42.000.000 adet sesli arama talep edileceğinin taahhüt edilmesine rağmen davalının 30.543.000 adet sesli arama talep etmediği, taahhüt edilen ancak talep edilmeyen bu arama sayısı karşılığı olan kontörün sözleşmeye göre belirlenen bedelinin tahsili talep edilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı tarafın taahhüt ettiği 30.543.000 adet sesli aramanın davacıdan talep edilmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığı ve davacının zararına sebep olduğu mahkemece isabetli olarak saptanmıştır.

Davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle davacının uğradığı zararın olumlu zarar kapsamındaki kâr kaybı olduğu anlaşılmış olup, bunun da TBK'nın 408. maddesinde düzenlenen "kesinti" yöntemine göre hesaplanması gerekmektedir.Mahkemece, 16.03.2015 tarihli ek raporda yer verilen hesaplamalardan B seçeneğine göre yapılan hesaplamanın esas alınarak hüküm kurulduğu,

ancak, daha önce davacı tarafça sözleşmeye göre düzenlenen ve ödenen faturalardaki kâr oranlarının, kontörlerin davacı tarafça peşinen satın alınıp alınmadığının, alınan bu kontörlerin davacı tarafından kullanılıp kullanılmadığının, başka şekilde değerlendirme imkânı olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmıştır.

Zira bu hususlar değerlendirilmeden davacının gerçek zararının ne olduğunun doğru şekilde tespiti mümkün değildir.Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, davacı tarafça düzenlenen ve ödenmiş olan faturalardaki kâr oranları esas alınarak, kontörlerin davacı tarafından peşinen satın alınıp alınmadığı, kontörlerin alındığı şirket ile davacı arasında kontör alımına ilişkin bilgi, belge veya varsa sözleşme celp edilerek, ayrıca kontörlerin davacı tarafından kullanılıp kullanılmadığı, başka şekilde değerlendirilip değerlendirelemediği sorulup, fatura kesilmediği halde KDV hesabı yapılması hususuna da açıklık getirilerek.

TBK 408. maddesinin kıyasen uygulanması, davacının sözleşme dönemi elde edemediği kârın net olarak hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken somut olaya, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine, sunulan sözleşme şartlarına uygun düşmeyen ve yeterli görülmeyen bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden; a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b-İİK’nın 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedileceği belirtilmiştir. Somut olayda, takip konusu alacağın tespiti hususunda yukarıdaki bent uyarınca bir araştırma yapılması gerektiği ve bilirkişi raporunda dahi iki ayrı yönteme yer verildiği de nazara alındığında alacağın likit olmadığı anlaşıldığından,

mahkemece, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadelerine, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/4033, K. 2018/2334, 26 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/4033
Karar No
2018/2334
Tarih
26 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/4044 K.2018/3914
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/4046 K.2018/3554
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/4052 K.2018/3564
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/4054 K.2018/2095
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/4056 K.2018/3558
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/4089 K.2018/3918

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.