KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/4623 E., 2019/730 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı müvekkilinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulundan aldığı lisans çerçevesinde elektrik enerjisinin dağıtımını üstlendiğini, davalının ise dağıtım sistemine bağlı üretim faaliyeti gösterdiğini, davalı ile müvekkili arasında bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşması imzalandığını, davalının 25.06.2009 tarihinde üretim lisansı almış olduğu göz önüne alınarak 01.07.2009-31.12.2012 tarihleri arasında emre amade olarak tahsis edilen gücün 4 no.lu bağlantı grubu üzerinden değerlendirilmesi sonrasında 6.538.351,70 TL tutarında fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini,
davalı şirketin faturaya itiraz ederek faturayı iade etmesi üzerine takip başlatıldığını, davalının ... takibine itirazının haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %20 ... inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, emre amade kapasite bedelinin sözleşmelerde bulunmadığını ve müvekkilinin muaf tutulduğunu savunarak davanın reddini ve davacının %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 29.05.2003 tarihli olduğu, bu sözleşmede emre amade kapasite ve hizmet bedeli ile ilgili olarak herhangi bir düzenleme bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerde sözleşmenin kurulmasından sonra mevzuatta meydana gelen değişiklikler taraflar için bağlayıcı ise de, somut olayda düzenleyici işlemi yapan ve uygulayacak olan ...'nın uygulamasının önemli olduğu,
24.08.2006 tarihli ve 875 Sayılı ... kararı ile ortaya konulan düzenlemenin ve bu düzenleme ile davalıya sonradan getirilen borç yükümlülüğünün bağlayıcı olamayacağı, ... kararının 13/c maddesi ile düzenlenen emre amade kapasite hizmeti ve bedeli ile ilgili olarak yapılacak tahakkukun usulü ile ilgili olarak ... tarafından bir düzenleme yapılmadığı, ...
Genel Müdürlüğünün 13.10.2006 tarih ve 29372 sayılı tebliğinde dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak yapılacak tahakkuk kapsamının 01.09.2006 tarihinden sonra direkt bara bağlantısı yapılacak tüketicilere ait olduğu, bunun karşı yorumundan bu tarihten daha önce direkt bara bağlantısı yapmış olan tüketicilere 24.08.2006 tarih ve 875 Sayılı ... kararının 13/c maddesi ile düzenlenen emre amade kapasite hizmet bedeli ile ilgili olarak tahakkuk yapılamayacağı,
bu kapsamda Elektrik Piyasası İzleme Değerlendirme Dairesi Başkanlığı tarafından çıkartılan 13.10.2006 tarihli tebliğin 13. maddesinde bir üretim tesisi barası ile tüketici tesisleri arasında direkt hat tesis edilmesi halinde tüketiciler adına üreticilere uygulanacak tarife başlıklı (c) bendi .../...
hükmünün 01.09.2006 tarihinden itibaren sadece yeni direkt bara bağlantısı yapılacak tüketiciler için uygulanması gerektiği, davalının direkt bara bağlantısının belirtilen tarihten önce yapılması nedeni ile emre amade hizmet bedelinin davalıya uygulanamayacağı, taraflar arasında yapılan sözleşmelerde de dava konusu bedelin alınacağına ilişkin herhangi bir hükmün de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyetli takip yaptığı kanıtlanmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/4623, K. 2019/730, 26 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama