KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/5178 E., 2019/1830 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili yüklenici ile davalı arsa sahipleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin arsa sahiplerinin isteği ile fazladan imalatlar yaptığını bu imalat bedellerinin başlatılan icra takibine davalı arsa sahiplerinin haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek ... 1. İcra Müdürlüğünün 2015/12318 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin davalıların hisseleri oranında devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre yapılan işin nitelik itibari ile ticari olduğu, yapılan binanın konut niteliği taşımadığı, davacının da ticari işletmesi ile ilgili olması ve taraflar arasında ticari anlaşma yapıldığı gözetilerek 6102 Sayılı TTK 3. maddesi ve 19. maddesi gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK 115/2. maddesi uyarınca görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle yüklenici tarafından yapılan fazla imalat bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekir.
Somut olayda davalıların tacir olmadıkları buna göre davanın nispi ticari dava olmadığı, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde TBK'nın 470 vd. maddelerine atıf yapılmadığından davanın mutlak ticari dava niteliğinin de bulunmadığı gözetilerek uyuşmazlığın esasına girilerek, tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/5178, K. 2019/1830, 9 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama