KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/5653 E., 2019/4304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif genel kurul kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 04.03.2012 tarihli genel kurulda yönetim ve denetim kurullarının seçildiğini, üye sayısı 500'ü geçen kooperatiflerde Kooperatifler Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca “kapalı zarf açık tasnif” esasının getirildiğini, davalı kooperatifin 524 ortağının katıldığı anılan toplantıda ise açık oyla seçim yapıldığını, hükümet temsilcilerinin de bu konuya müdahele etmediklerini, haklı bir neden olmaksızın seçimlerin açık oylama ile yapılmasının doğru olmadığını ileri sürerek 04.03.2012 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının genel kurul toplantısına katıldığını, alınan kararlarda muhalefet şerhinin bulunmadığını, görüşmelerin hiçbir safhasında oylamaların gizli yapılması gerektiği konusunda talebi olmadığını aksine oylamaların nasıl yapılacağı konusundaki oylamalara bizzat katıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacının temyiz etmesi üzerine Dairemizin 05.06.2014 tarihli 2014/1083 Esas,2014/4348 Karar sayılı ilamı ile 04.03.2012 tarihli genel kurul toplantısının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimine dair maddesinin 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici nitelikteki 48. maddesi hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, alınan genel kurul kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/5653, K. 2019/4304, 16 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama