KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6277 E., 2020/121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalılar ve dahili davalı vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkil ...'nun sıra cetveline konu edilen alacağın geldiği icra dosyası alacaklısı 3.şahıs borçlu ...'den mahkeme kararına istinaden alacağının bulunduğunu, ... 7.İcra Müdürlüğünün 2014/5625 esas sayılı dosyasına gönderilidği sıra cetveli yapıldığı, derece kararına ve sıra cetveline davalılardan ...'in 1.sırada, ...'ın 2.sırada alacaklı olarak gösterilmesine, dosyaya konu alacağın muvazaalı alacak olduğunu ileri sürerek, 1.sıradaki ve 2sıradaki alacaklının sıra cetvelinden çıkartılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar dan ... vekili, dava dışı ... ile müvekkilinin uzun yıllardır arkadaş olduklarını, aralarında kısa süreli ve farklı miktarlarda borç alışverişinin gerçekleştiğini, müvekkilden farklı tarihlerde nakit olarak borç alındığını ve kambiyo senedine dayalı icra takibinin başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., takip borçlusu Gürol'a 3 kere ayrı ayrı toplamda 32.000 TL borç para vermesi üzerine senet tanzim edildiğini ve bu sebedin icraya koyulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapamına göre; davacının davalı takip borçlusundan alacağının 2012 yılında dolduğu takip alacaklısı davalıların adına davalı takip borçlusu tarafından verilen bonoların 2014 tarihli olduğu, davalılar takip borçlusu davalıya elden borç verdikleri şeklinde beyanda bulundukları ve arkadaş oldukları ve takip borçlusunun sıkıntısının olduklarını bildikleri, borç şekilleri ve borç miktarları dikkate alındğından hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi borç veren davalıların ekonomik koşullarının da güçlü olmadığı ve davalı takip borçlusunun ekonomik sıkıntısını ve davacıya borçlu olduklarını bildikleri ve bilebilecek durumda oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar ve dahili davalı vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, dahili davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Sıra cetveline itiraz davalarında, icra hukuk mahkemesindeki şikayet prosedüründen farklı olarak sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi zorunludur. Mahkemece sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi doğru olmamış ise de, mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6277, K. 2020/121, 15 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama