KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6353 E., 2017/3356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahiller ... Gıda Hu. Hay. Dağ. San. Tic. Ltd. Şti., Adana Besi Yem ve San. Tic. A.Ş., ... Yem Tarım ve Hayv. San. Tic. Ltd. Şti., ..., ...., T. Vakıflar Bankası, ... A.Ş., T. İş Bankası A.Ş., Albarakatürk Katılım Bankası A.Ş. ve T. Halk Bankası A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkil şirketin dava tarihi itibariyle borca batık olduğunu, ancak sunulan iyileştirme projesiyle mali durumunun düzelebileceğini ileri sürerek, iflasın ertelenmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahiller vekilleri, iflas erteleme talebinin reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin borca batık durumda olduğu, iyileştirme projesinin uygulama kabiliyetinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, Vakıflar Bankası vekili, Albaraka Türk Katılım Bankası vekili, ... San. Tic. Ltd. Şti., T. Halk Bankası A.Ş. vekili, Yapı ve Kredi A.Ş. vekili, ... vekili, ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili, İş Bankası A.Ş. vekili, T. Ekonomi Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
İflas Erteleme kurumu, mali bilançosu borca batık şirket ve kooperatiflerin bu durumdan kurtulmanın mümkün olması halinde, kendisine tanınan bir haktır. Ancak şirketlerin bu haktan uzun süre yararlanmasına rağmen bilançonun olumlu yönde düzelmemesi iyileştirme projesinin hayata geçirilemediği manasına gelir.
Somut olayda, mahkemece 24.08.2012 tarihinde iflas ertelemenin faydasının sağlandığı tedbir kararı verilmiş olmasına rağmen bu süreçte şirket bilançosunda iyileşme olmamış, bilakis borca batıklık artarak devam etmiştir. Ayrıca İyileştirme projesinde yer alan ortakların gayrimenkullerinin satılarak şirkete girdisi de sağlanmamıştır.
Bu durumda şirketin ileriki bir tarihte dahi iflas halinden kurtulması mümkün görülmemektedir. Ayrıca davacı şirketin iflas erteleme kurumunun koruyucu şemsiyesinin altına girdiği tedbir kararının verilmesi tarihinden itibaren Dairemiz bozma kararının verildiği tarih arasında İİK'nın 179/4. maddesinde belirlenen 1+4 yıllık süreler de dolmuş bulunmaktadır. Hal böyle olunca davacı şirket hakkında iflas kararı verilmesi gerekirken erteleme kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6353, K. 2017/3356, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama