KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6679 E., 2019/4608 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Davalılar
- —
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ...gelmiş, duruşmalı temyiz eden davalılara tebligat yapılamadığından davacı vekili de tebligat yapılmasını talep etmediğinden duruşma talebinden vazgeçmesi üzerine incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıların Tarsus adliyesi bina yapım işi ihalesini aldıklarını, müvekkilinin ise kesin kabule kadar, yürüyen merdivenlerin bakım ve onarım işlerini yerine getirdiğini, davalılar ile dava dışı idare arasında yapılan sözleşmede alt yüklenici çalıştırma yasağı bulunması nedeniyle, dava dışı idare tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını, dava dışı idareden ihale bedeli içerisinde söz konusu hizmetin bedelini tahsil eden davalıların, yükümlülüklerinde olan işlerin müvekkilince yapılması nedeniyle, müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 172.800,00 TL’ye arttırmıştır.
Davalı .... Şti. vekili, davalı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, davaya konu işin, davacı tarafından yerine getirildiği, bedelinin ise davalı tarafça davalı idareden tahsil edildiği, yapılan işin iş sahibinin yararına olduğu ve vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 172.800,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
TBK'nın 638/3. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.
Somut olayda, davalı şirketlerin adi ortaklık ilişikisi içerisinde bulundukları uyuşmazlık dışı olup, mahkemece davalılar aleyhine hüküm altına alınan tutarın, davalılardan müteselsilen tahsiline hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamış ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6679, K. 2019/4608, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama