KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6820 E., 2019/4675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Müdahiller
- —
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, borca batık durumdaki müvekkili şirketlerin, sunulan iyileştirme projesinin uygulanması halinde bu durumdan kurtulacaklarını ileri sürerek iflaslarının 1 yıl süreyle ertelenmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım müdahil vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin borca batık durumda olduğu, iflas ertelemenin yasal ve mali şartlarını taşımadığı gerekçesiyle iflasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
HMK 266. maddesi uyarınca çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi halinde hakim bilirkişi görüşüne başvurmak zorundadır. Bilirkişi tek olabileceği gibi heyet halinde de olabilir. Bu hususlar HMK 275/1 maddesinde belirlenmiştir. Somut olayda mahkemece uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesine başvurulmuş ancak heyet içerisinden bir bilirkişinin ayrık görüş içerir raporuna göre hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece konusunda uzman 3 kişiden yeni bilirkişi heyeti oluşturularak dosyanın heyete tevdi ile davacı şirket yönünden iflas erteleme koşullarının oluşup oluşmadığı ve iyileştirme projesi yönünden değerlendirme yapılarak rapor tanzim ettirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; dava teorisinin aksine bu tür davalar değişen durumların da yargılama sırasında nazara alınması gereken davalardır. Bu durumda davacı şirketin mali durumunda düzelme olması halinde bu hususun da nazara alınarak sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6820, K. 2019/4675, 12 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama