KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/6837 E., 2019/3996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin hafriyat işi ile uğraştığını, ... ilçesi ... köyü 8 derslikli okul inşaatının davalı şirkete ihale olunduğu, bu işle müvekkilin temel kazı işini gerçekleştirdiği, işin tamamlanmasına rağmen davalıya ihtar olunan üç adet fatura bakiyesinin ödenmediğini ileri sürerek toplamda 17.600,00 TL olan alacağın temerrüt tarihindeki temerrüt faizi ile birlikte davalıca taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili görev ve yetki itirazında bulunmuş, davacıya kısmiş ödeme yapıldığını, bakiyenin yakıt olarak ödendiğini, faturaların mükerrek kesildiğini ve müvekkiline tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların iddia ve savunmaları ile tanık beyanlarından ...
İlçesi ... köyü 8 derslikli okul inşaatı hafriyatı işi için uzlaştıkları ve dinlenen davacı tanıklarının beyanından davacının borcunu tam olarak yerine getirdiğinin sabit olduğu, her ne kadar davalı savunmasında davacının 6.000,00 TL'lik peşinattan sonra kalan kısmı malen, mazot olarak davacıya ödendiğini iddia etmiş ise de davalı tanığı ...'ın beyanından buna ilişkin olarak da davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ayrıca mükerrer kesildiği iddia olunan 7.080,00 TL'lik iki faturaya ilişkin olarak ...
Mal Müdürlüğü'nün cevabi yazısında faturaların mali ödemelerinin yapıldığı, ...
Vergi Dairesi Bakanlığı İstiklal Vergi Dairesi Müdürlüğünün, cevabi yazısında da ödevli şirketin faturaları yasal defterlerine intikal ettirdiği ve KDV indiriminden de faydalandığı hususunun belirtildiği, davalının faturalara tebliğinden itibaren itiraz süresi içerisinde itiraz etmeyerek, mali hesaplarında gider olarak da göstererek kdv indiriminden faydalandığı, aradaki borç ilişkisinin davacının beyanındaki belirtilen şekilde oluştuğuna ilişkin mahkememizde kanaat oluştuğu, davalının davacının talep ettiği miktarı ödediğine ilişkin herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemece davacının kabulüne dair verilen hükmün birinci fıkrasında ‘alacağın 10.12.2014 tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine’ karar verilmiştir. 10.12.2014 tarihi davacının davalıya gönderdiği ihtarnamenin tebliğ tarihi olup, ihtarnamede davalıya verilen beş günlük süre verildiği dikkate alındığında temerrüt faizinin başlayacağı tarih 16.12.2014 tarihi olduğu dikkate alınmadan karar verilmesi doğru görülmemişse de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün birinci fıkrasından ‘10.12.2014’ tarihinin kaldırılıp yerine ‘16.12.2014’ tarihinin yazılarak hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/6837, K. 2019/3996, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama