KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/7338 E., 2019/4359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin üst işvereni olan ve aralarında ticari ilişki bulunan davalı şirketin işçilerin haksız olarak işten çıkarılması halinde olası tazminat ödemelerine karşılık yaptığı kesintiyi müvekkiline iade etmediğini ve başlattıkları icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve %20 icra inkâr tazminatı talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin cari hesaba dayanılarak yapıldığını cari hesaptan kaynaklanan talepler için öngörülen 5 yılık zamanaşımı süresinin geçtiğini ve 10 yılık genel zamanaşımı süresinin de dolduğunu savunarak davanın zamanaşımından reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında ticari ve cari hesap ilişkisi bulunduğu, takibe konu alacağın da cari hesaba dayandırıldığı, TTK’nın 101. maddesine göre cari hesaptan kaynaklanan talepler 5 yıllık zamanaşımına tabi olup davacının takibiyle ilgili sunduğu makbuzların 2002-2006 tarihleri arasında olmasına göre zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
TTK nın 101. maddesinde belirlenen cari hesap ilişkisi taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunması halinde uygulanması mümkün olan bir kanun maddesidir. Somut olayda taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğu iddiası mevcut değildir. Zamanaşımını düzenleyen TBK nın 146. ve 147. maddelerde zamanaşımı süreleri taraflar arasındaki ilişkiye göre 10 yıl veya 5 yıldır (sebepsiz zenginleşme hariç). Bu nedenle mahkemece tarafların arasındaki ticari ilişkinin niteliği belirlenerek TBK nın 146., 147. maddelerdeki zamanaşımı süreleri nazara alınarak sonuca gidilmesi gerekirken somut olayda uygulama imkanı bulunmayan TTK nın 101. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de davacının ne şekilde kötü niyetli olduğu belirlenmeden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/7338, K. 2019/4359, 21 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama