KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/7427 E., 2019/4792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı şirket vekili avukat ... ile davalı şirket vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ‘Askeri Hastane (GATA) Tıbbi Cihazlar Danışmanlık Hizmetleri’ sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 4. maddesinde kapsamın belirlenmiş olduğunu, buna göre davalının Türkmenistan'da yapacağı askeri hastanenin cihaz planlama işinin müvekkili tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, 8.madde de işin bedelinin 26.000,00 Euro olduğunun ve 7.800,00 Euro avans çeki verileceğinin belirlendiğini, 17. maddeye göre avans çekinin verilmesi ile sözleşmenin 16.12.2010 tarihinde yürürlüğe girdiğini, müvekkili tarafından sözleşmede belirlenen hastane fonksiyonlarına uygun cihaz listesinin belirlendiğini,
oda bazlı ve BOQ listesinin hazırlanması hizmetinin yerine getirildiğini, oda bazlı hazırlanan cihaz listesinin askeri hastane yetkilileri ile netleştirilmesine müteakip 3 iş günü içerisinde 11.500,00 Euro ödemenin yapılması gerekmesine rağmen yapılmadığını, davacının tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının 14.02.2011 tarihli e-mail ile davacı ile çalışmayacağının bildirildiğini, sözleşmede devir yasağı olmasına rağmen davalının hizmeti başka firmadan alarak hastaneyi tamamladığını, hizmet bedelinin ödenmesi için ...
3. İcra Müdürlüğünün 2012/7376 E. sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davalının %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığını, davacının belirtmiş olduğu sözleşmede davalı şirket yetkilisinin imzasının mevcut olmadığını, tarafların şifahi sözleşme yaptığını, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde yapıldığını, ... İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, davalının belirttiği sözleşmede davalının imzasının bulunmaması nedeni ile yetki sözleşmesinin davalıyı bağlamayacağını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından yapılan bir hizmetin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eser sözleşmelerinde yetkili icra müdürlüğünün davalının ikametgahı veya sözleşmenin ifa edileceği yer icra müdürlüğü olduğu, davacının iddia ettiği sözleşmeyi davalı şirket yetkilisinin imzalamadığı, ayrıca şirket kaşesinin de basılmadığı, bu nedenle sözleşmedeki yetki kuralının davalıyı bağlamayacağı, ...'nın davalının ikametgahı olmadığı gibi aktin ifa yeri de olmadığı, yetkili yerde usulüne uygun yapılmış bir icra takibi gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Sözleşmeden doğan davalarda yetki sorunu 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi uyarınca çözülür. Somut olayda, taraflar arasında şifahi de olsa sözleşme yapıldığının inkar edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi gereğince davacının para alacağı talebi yönünden davacının ikametgahında icra takibi yapılabileceği ve dava açabileceği göz önünde bulundurularak, işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/7427, K. 2019/4792, 18 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama