KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/7510 E., 2019/4372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin 05.08.2009 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiğini, fesih anlaşması ile kararlaştırılan imalat bedelinin kısmen ödendiğini, ödenmeyen 155.000,00 TL'nin tahsili için başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40'tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 05.12.2006 tarihli sözleşmenin 05.08.2009 tarihinde karşılıklı feshedildiğini, ödenmesi gereken 548.000,00 TL'nin davacının gösterdiği kişilere ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 02.12.2013 tarih, 5389-7623 E.-K. Sayılı ilamıyla, ödendiği kanıtlanan 155.000,00 TL'nin başka bir hukuki ilişki nedeniyle ödendiğine ilişkin olarak davacı yana ispat için imkan tanınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının davasına konu ettiği 155.000,00 TL alacak iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı, ihtaratlı süreye rağmen yemin delilinin de kullanılmadığı, buna göre banka havalesiyle gönderilen 155.000,00 TL'nin başka bir ticari ilişki sebebiyle gönderildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/7510, K. 2019/4372, 22 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama