KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/856 E., 2018/5484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı asıl ile asli müdahale talebinde bulunan ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 21.05.2007 tarihinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, davalının inşaatı tamamlayamadığını, hatta sözleşme ve projeye aykırılıklar bulunduğundan iskan alınamadığını, kat irtifakının da kurulamadığını, sözleşmenin 9. maddesine aykırı şekilde davalı yüklenicinin yapı denetim borcunu ödemediğinden müvekkilinin haciz tehdidi ile karşı karşıya kaldığını ayrıca bu inşaatla ilgili SGK'na yüklü miktarda borç bulunduğunu, 02.12.2013 tarihli ihtarnameye rağmen aykırılıkların giderilmediğini ileri sürerek,
davalının işten el çektirilmesini ve inşaatın müvekkiline teslimini, tüm masraflar yükleniciye ait olmak üzere inşaatın bir başkası tarafından davalı nam ve hesabına yapılması hususnda sözleşme yapmak üzere müvekkiline izin ve yetki verilmesini, mahkemece izin verilmemesi halinde, davaya konu taşınmazın iskan belgesi alınmasına kadar geçecek sürede toplam maliyet belirlenerek yeni yüklenici ile yapılacak sözleşme bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ait olacağı öngörülen dükkan ve daireler üzeinden sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asıl, davaya cevap vermemiştir.
Asli müdahale talep eden vekili, müvekkilinin davalı yükleniciden 12.06.2008 tarihli satış vaadi sözleşme ile konut satın aldığını ileri sürerek, 1. kat 1 nolu dairenin tapuda arsa sahibi adına olan arsa payının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş, davaya katılma talep eden ile davacı arasında hukuksal ilişki bulunmadığından katılma talebi mahkemece reddedilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yüklenicinin inşaata başladıktan sonra satış vaadiyle kendisine isabet edecek bağımsız bölümleri haricen satıp yapıyı terk ettiği, yapıyı bitirmeyen davalının diğer yandan projeye aykırılık ve ayıplı imalat yaptığı, yüklenicinin yapı denetim borcunu ödememesi sebebiyle davacının icra takibine muhatap olduğu, yükleniciden haricen dükkan satın alan ... adlı kişinin alacak davasına maruz kaldığı, öte yandan yapının bitirilmemiş olması nedeniyle yüklenicinin bağımsız bölümlere hak kazanamadığı, inşaatı tamamlamayan yükleniciye arsa sahibi tarafından 02.12.2013 tarihinde ihtarname gönderilerek işi başkasına yaptırabileceğinin ihtar edildiği, yüklenicini ihtara karşı edimini yerine getirmediği, eksik imalat değerinin 167.050
TL olduğu, ayrıca yapının 70.389,07 TL SGK proim borcu ile 20.824,35 TL vergi borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı asil ile asli müdahale talebinde bulunan ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar asli müdahale talep eden ... vekilinin asli müdahale talebi, davacı ile aralarında hukuksal bağ bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de; mahkemenin, yüklenicinin arsa sahibine karşı tüm edimlerini yerine getirmemesi ve böylelikle asli müdahilin herhangi bir hak kazanmadığı yönündeki gerekçesi karşısında, asli müdahale talebinin reddi doğru kabul edilmekle bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asli müdahale talep eden ... vekili ile davalı ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/856, K. 2018/5484, 26 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama