KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/911 E., 2018/2039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat... ile davacı ...vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ile ...-... Linyitleri İşletme Müdürlüğü'nün ihtiyacı olarak, ... memur sitesinde görev yapmak özere 16 kişi, D... Sitesinde görev yapmak üzere 16 kişi olmak üzere toplam 32 kişilik özel güvenlik görevlisinin 2 yıl süre ile hizmet alım işi” için davalı ile davacı arasında sözleşme imzalandığını, davalının söz konusu hizmet alımı işinde çalıştırıldığı,
personellerinin Elbistan İş Mahkemesi'ne kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmediği iddiasıyla dava açtıkları, mahkeme tarafından davaları kabul edilerek alacağın müvekkili şirketten tahsiline karar verildiğini ve Yargıtay'ca onanarak kesinleşen ilamların icra takibine konulması üzerine alacaklılara ödemek zorunda kaldıklarını, davalının da İş Mahkemesi'ndeki davalarda dahili davalı olarak bulunduğunu, sözleşmenin 23. maddesine göre davalı yüklenicinin çalıştırdığı personelin her türlü özlük ve sosyal haklarını ödemekle zorunlu olduğunu ileri sürerek,
davacı tarafından yapılan toplam ödeme miktarının 40.762,18 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, açılan davanın alacak davası değil tespit davası olduğunu, sözleşmede davalının sorumluluğuna dair bir hüküm bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacakları ödenmediği iddiasıyla işçiler tarafından ...
İş Mahkemesi'nde tespit davası açıldığı, davacı tarafından davalı şirkete de ihbar edildiği, mahkeme tarafından davacı işçilerin davalarının kabulüne, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti alacağının ödenmediğinin tespitine karar verildiği, Yargıtay'ca onanarak kesinleşen bu kararlara istinaden yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin icra yoluyla davacı kurumdan tahsil edildiği,
davacı kurumun rücuen tahsili için davalı yükleniciye karşı derdest davayı açtığı, gerek taraflar arasındaki sözleşme gerek ihale mevzuatı ve gerekse bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taraflar arasındaki ilişkide davacı kurumun asıl işveren davalının alt işveren statüsünde bulunduğu,
davalının çalıştırdığı işçilerin haklarını ödememesi nedeniyle açılan dava sonucunda müteselsil sorumlu olan davacı kurumun yaptığı masraf ve ödemelerin davalıdan rücuen tahsilini talep etme hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı tarafından dava dışı işçilere yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/911, K. 2018/2039, 5 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama