KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/940 E., 2018/4916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın, davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ...’ın kredi kartı borcu nedeniyle müvekkili tarafından takip başlatıldığını, maaş haczinde .... sırada olduklarını, ... .sırada bulunan davalı ... ile ...'ın arkadaş olduklarını ve yapılan takibin gerçek olmadığını ileri sürerek .... sırada bulunan dosyalarının .... sıraya alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili ,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sıra cetveline itiraz davalarında kanıt yükünün davalı tarafta olduğunu ancak davalı tarafın muvazaalı olmadığı yönünde dosyaya HMK'nın 200 ve devamı maddesi uyarınca hiçbir belge sunamadığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
İİK'nın 142. maddesi uyarınca haczedilen mal alacaklıların alacağına yetmemesi halinde sıra cetveli yapılır. Borçlunun maaşına yazılan haciz yazılarının sıraya konularak bu sıra ile ödeme yapılması sıra cetveli değildir. Sıra cetveline itiraz davalarında davalı alacağının gerçek olduğunu isbat etmek zorunda olmasına rağmen, maaş hacizlerinde üst sıralarda bulunan alacaklar aleyhine açılan davalar genel muvazaa mahiyetinde olup, bu davalarda genel isbat kuralları geçerlidir.
Somut olayda mahkemece usulüne uygun düzenlenmiş bir sıra cetveli olmamasına rağmen isbat yükünün davacı yerine, davalıya yüklenerek sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/940, K. 2018/4916, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama