KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/9565 E., 2018/5286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki iş sağlığı ve güvenliği sözleşmesi ve ek protokol ile ücretin 1.900,00 TL+KDV üzerinden belirlendiğini, sözleşme süresinin 01.01.2014-31.12.2015 tarihleri arasında olmasına rağmen davalının sözleşmeyi 17.03.2015 tarihinde haksız olarak feshetmesi üzerine sözleşme gereği ödenmesi gereken kalan aylara ilişkin ücret alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iprali ile %20 oranında icra inkâr tazminaına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; davalının sözleşmeyi herhangi bir haklı neden göstermeksizin tek taraflı olarak feshettiği, sözleşmenin 6/2 maddesine göre kalan süreye ilişkin ücretin davacı tarafından istenebileceği, bu miktarında aylık 2.242,00 TL'den 9 aylık toplam 20.178,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı vekilnin temyiz itirazlarına gelince,
Dava, taraflar arasında düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlığı Sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibe konu yapılmış alacak sözleşme ve ek protokole göre likittir. Hal böyle olunca asıl alacak üzerinden, davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin bu konudaki değerlendirmesi hatalı olduğundan bu sebeple kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/9565, K. 2018/5286, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama