KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2016/9718 E., 2019/5096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı kooperatif vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan dava dışı ...'in hissesini 24.02.2010 tarihinde devraldığını, bu durumun kooperatife bildirildiğini ancak kooperatif yönetimi ile devralınan ... arasındaki husumet nedeni ile çeşitli bahanelerle üye kaydedilmediğini anasözleşme ve kanun uyarınca kooperatifin üye kabul etme zorunluluğu olduğunu ileri sürerek kooperatif üyeliğinin tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyeti olmadığını, davanın ancak üyeliği devreden kişinin açabileceğini, yönetimin davacıyı üye olarak kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 24.02.2010 tarihinde noterden hisseyi devraldığı, kooperatife başvurduğu ancak kooperatifin hisse üzerinde haciz olması nedeni ile talebini reddettiği, anasözleşmenin 17/2 maddesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/2 maddesi gereğince davacının üye olarak kabulünün zorunlu olduğu, davalı ile belediye arasında yapılan 24.08.2006 tarihli sözleşmenin 1-C maddesinde " ...
Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı'nın vermeyi taahhüt ettiği konut hak sahibine teslim edilinceye kadar devredilmeyecek ve/veya satılamayacağı" hükmünün bulunduğu ancak kooperatiflerde açık kapı ilkesi olduğu ve üyeliğin devredilemeyeceğine ilişkin bir düzenlemenin ancak genel kurulda nitelikli çoğunluğun kararı ile yapılabileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/9718, K. 2019/5096, 4 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama