KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/104 E., 2020/277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, yüklenici davalı şirket ve arsa sahipleri olan diğer davalılar arasında 11.11.2008 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, yükleniciye özgülenen dava konusu 10 no.lu daire yönünden müvekkili ile yüklenici arasında 07.10.2011 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tanzim edildiğini, müvekkilinin 95.000 TL satış bedelini ödediğini, nizalı dairenin 31.01.2012 tarihinde teslimi kararlaştırılmasına rağmen müvekkili adına tapuya tescilinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, tapuya tescili ile tescil tarihine kadar işlemiş ve işleyecek gecikme tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; nizalı taşınmazın kat irtifakı tesisinden davalı arsa sahipleri adına tescil edildiği, inşaat seviyesinin %80 oranında olduğu, dava konusu 10 no.lu dairenin yüklenici tarafından hakedilmeden satılması nedeniyle, davalı arsa sahiplerinin sorumluluğunun bulunmadığı, tescil talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 07.10.2011 tarihli gayrimenkul satım vaadi sözleşmesinde satılan bağımsız bölümün tesliminin gecikmesi halinde maktu kira tazminatı ödeneceği kararlaştırılmıştır. Dava konusu bağımsız bölüm halen teslim edilmediğine göre yüklenici davacıya gecikme nedeniyle kira tazminatı ödemelidir. Bu itibarla davalı yüklenicinin kira tazminatından sorumlu olacağı gözetilmeksizin mahkemece kira tazminatı yönündeki istemin reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/104, K. 2020/277, 21 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama