KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/1090 E., 2019/383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin 16.06.1997 tarihinde davalı kooperatifin üyeliğine girdiğini, müvekkilinin tüm ödemelerini bitirdiği için 05.03.1998 tarihinde yönetim kurulu kararı ile üyelik hakkının mevcut dükkanlar üzerinde olduğu ve buna bağlı olarak mevcut dükkanlardan bir tanesinin müvekkiline verilmesine karar verildiğini, tüm üyelere daire ve işyerlerinin teslim edildiğini ve tapuda devir ve feragat işlemleri yapıldığı halde müvekkili açısından davalı kooperatif tarafından hiçbir işlem yapılmadığını ileri sürerek tasfiye işlemlerinin durdurulmasını, A Blok, 1. ... kat 2 nolu dükkanın adına kayıt ve tescilini, tapu iptali söz konusu olmazsa 5.000,00 TL. tazminatın üyeliğe giriş tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin 11.05.2012 tarihli 2009/305 Esas, 2012/315 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne dair verilen kararının davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2013 tarihli 2012/5376 Esas, 2013/502 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bilirkişi raporunda davacının genel yönetim ve altyapı giderlerine 2.138 TL. aidat borcunun bulunduğu 05.03.1998 tarihli yönetim kurulu kararıyla davacıyla aynı durumda olan 6 kişiye peşin bedelli olarak satışı yapılan 8 adet dükkanın halen davalı kooperatif adına kayıtlı olduğu davanın ıspatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/1090, K. 2019/383, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama