KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/1157 E., 2020/3065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- İlk derecemahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç karının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif üyesi olduklarını 14.07.2015 tarihli genel kurulda alınan kararla kooperatif üyeliğinden ihraç edildiklerini, kararın kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların kooperatif konularına giren alanlarda ticaret ve komisyonculuk yaptıklarını, davacı şirketlerin kurucusunun kooperatifte başkanlık yaptığı dönemde usulsüz işlemleri nedeniyle kooperatifi zarara uğrattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıların ana sözleşmeye aykırı olarak kooperatife üye olarak kabul edildikleri, uzun yıllar üye olarak faaliyet devam ettikten sonra ortaklık şartların bulunmadığı gerekçesiyle üyelikten ihracın T.M.K’nun 2/2 maddesine aykırılık teşkil edeceğinden davacıların davasının kabulü ile ihraçlarına ilişkin genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince; kooperatiften çıkarılmayı gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça gösterilmesi gerektiği, kooperatif ana sözleşmesinde üye olan tüzel kişinin yöneticisi veya ortağının usulsüz işlemlerle kooperatifi zarara sokması halinde tüzel kişinin üyeliğine son verileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/1157, K. 2020/3065, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama