KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/1190 E., 2020/2795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk.Sıf.
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esasdan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin borçluya ait taşınmaz üzerine haciz işlemi uygulandığını, dava dışı bankanın da borçluya ait taşınmaz üzerinde ipoteği olduğunu, davalının ise ipotek alacağını temlik aldığını ancak temlik işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile ihale bedelinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince davalının taşınmazı rehinden kurtarmak amaçlı değil üçüncü şahsın ifası amaçlı olarak ödeme yaptığı, dava dışı bankanın borç sona erdikten sonra davalı ile temlik sözleşmesi yaptığı ve bu temlikin davalıya ipotek hakkı kazandırmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı şikayetçi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; taşınmazın banka lehine 120.000 TL ile ipotekli olduğu, kredi karşılığı ipotek verildiğinin sabit olduğu, kredi borcunun 2011-2012 yılları arasında muhtelif tarihlerde davalı tarafından 68.640 TL’sinin ödendiği ve 03.11.2014 tarihinde ipoteğin temlik alındığı sabit olup davacı tarafından banka kayıtlarının aksine bir iddia da dosyaya sunulmadığından ödemeye ve temlike değer verilmesi gerektiği, temlik işleminde muvazaa bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. İlk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/1190, K. 2020/2795, 15 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama