KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/1795 E., 2020/1804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... ile davalı kooperatif Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, 11.05.2014 tarihinde yapılan olağan genel kurulda alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 14.06.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ayrılma talebinin kabul edildiğini, bu sebeple aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, muhalefet şerhi genel kurul tutanağına yazdırmaması sebebiyle dava açma hakkının da olmadığını, alınan kararların yasaya ve usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 10.06.2014 tarihli ihtarname ile üyelikten istifa ettiğini davalı kooperatife bildirdiği, dilekçenin davalı kooperatife 13.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği, yönetim kurulunun 14.06.2014 tarihli kararı ile istifa dilekçesinin kabul edildiği, Kooperatifler Kanunu'nun 13 maddesi ve anasözleşmenin 13. maddesi uyarınca noter kanalıyla yapılan istifanın davalı kooperatife tebliğ edildiği tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğuracağı bu tarihte dava tarihinden sonra olduğu, dolayısıyla da artık davacının davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararının kalmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/1795, K. 2020/1804, 17 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama