KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2553 E., 2020/2089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalının istirdat başvurusunun reddine, davacı yönünden kabulüne yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat ... gelmiş, tebligata rağmen diğer taraftan olmadığı ve mazeret dilekçesi gönderdiği anlaşılarak onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu, 9 no.lu dairenin müvekkiline tahsis edildiğinin kesinleşmiş mahkeme ilamı ile tespit edildiğini, bu sebeple müvekkilinin üstün hakka sahip olduğunun sübuta erdiğini ileri sürerek, davalının 9 no.lu daireye yönelik vaki müdahalesinin men'i ile şimdilik 4.000 TL ecrimisil bedelinin faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kesinleşen 2009/257 E. sayılı davada kooperatif kayıtlarına göre davacının 25.06.2003 tarihinde ortak olduğunun yazılı olduğunu ancak müvekkilinin hangi tarihte ortak olduğunun belli olmadığını, taraflardan hangisinin üstün hak sahibi olduğu konusunda bir tespit yapılmadığını, sadece davacının 9 no.lu dairenin tahsis hakkı sahibi olduğunun tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 9 no.lu dairede tahsis hakkı sahibi olduğu hususunun kesinleşmiş mahkeme ilamı ile tespit edildiği, davalının haksız olarak davacıya ait yere müdahale etmiş olduğunun anlaşıldığı, davacının emsal kira rayiçleri dikkate alınarak hesaplanan 2.250 TL ecrimisille hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 25.05.2017 tarihli ve 2017/608-666 E, K sayılı kararı ile reddolunarak,
" yerel mahkemenin kabul ve red oranları itibariyle yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine yönelik hesaplanmasının hatalı olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne ve yerel mahkeme kararının kaldırılarak harç, masraf ve vekalet ücreti yönünden yeniden karar verilmiştir.
Bu kez, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2553, K. 2020/2089, 16 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama