KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2760 E., 2018/2622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2018
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
.....
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, kooperatife ait olan taşınmazın 10.11.2006 tarihinde davalılardan ..., ... ve ... tarafından alınan kararla kooperatif üyesi ...'ya satışı yapılmak suretiyle devredildiğini, Sabri Kocanın ise oğlu davalılardan ...' ya devrettiğini, taşınmaz bedeli olarak gösterilen 50.000 TL'nin taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir değer olduğundan Gabin oluşturacak nitelikte olduğunu, satış bedelinin kooperatife ödendiğine dair herhangi bir kaydın olmadığını ileri sürerek, 656 ada 11 parseldeki gayrimenkule ait tapu kaydının iptali ile müvekkil kooperatif adına tesciline, şayet iptal ve tescil mümkün olmaz ise taşınmazın değerinin davalılarca müştereken ve müteselsilen avans faiziyle birlikte müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı kooperatif ile malik ... arasında, satışın gerçekleştirilmesinden sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye istinaden Kooperatifin dava konusu arsa üzerine beş katlı bir bina inşa ettiği, davacı Kooperatif tarafından bu sözleşmenin tapuya şerhi için dava açıldığı, bu durumda taşınmazın devrinin kabul edildiği ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin devamı iradesinin ortaya konulduğu, artık taraf muvazaası iddiasının da ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2760, K. 2018/2622, 4 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama