KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2783 E., 2020/2663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik verilen hükmün asıl davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve birleşen davada davacılar vekilince duruşmalı, asıl ve birleşen davalarda davalı S.S. ... İşletme Kooperatifi vekilince duruşmasız temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı kooperatif vekili Avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili, ... sitesinde konut sahibi olan müvekillerinin, bunun doğal sonucu olarak davalı işletme kooperatifinin üyesi ve site kat maliklerinin ortak mülkiyetinde olan iş yerleri, spor kompleksi ile diğer üniteler üzerinde de hak sahibi olduklarını, buna rağmen müvekkillerine, işletme gelirlerinden hisseleri oranında pay ayrılmadığını, genel kurullara çağrılmadıklarını ileri sürerek, müvekillerinin davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili, davacıların kooperatif üyesi olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, eksik harcın tamamlanmasına yönelik Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların kat maliki oldukları, sadece kat maliki olmanın kooperatif üyeliğini kazandırmayacağı, tapuda kayıtlı konutun devrinin kooperatif ortaklık payının da devri anlamını taşımayacağı, davacılardan bir kısmı dairelerini kooperatif üyelerinden satın .../...
almış olmalarına rağmen, ortaklık payını devralmadıkları, davalı işletme kooperatifi Kooperatifler Kanunu hükümlerine tabi olduğundan, ortaklık ilişkilerinde Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin de uygulanamayacağı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili, asıl davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., birleşen davalarda ..., ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif vekili, asıl davada davacılar ..., ..., ..., .. ..., ..., ..., ..., birleşen davalarda ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2783, K. 2020/2663, 8 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama