KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2853 E., 2020/3011 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin yolcu taşımacılığı alanında ticari faaliyet göstermekte olduğunu, hali hazır durum itibari ile şirketin borçlarının aktifinden fazla olduğunu, sunulan iyileştirme projesi kapsamında şirketin borca batıklıktan kurtulmasının mümkün olduğunu ileri sürerek, iflasının 1 yıl süre ile ertelenmesini talep ve dava etmiştir
Müdahiller vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin Aralık 2015 tarihinde borca batık olmadığı aksine önemli bir tutarda artı değerde iken Nisan 2016 tarihinde 403.131,81 TL borca batık hale geldiği, ardından 1 yıl sonra borca batıklığın 3.197.372,56 TL’ye yükseldiği, davacı şirketin revize iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı gerekçesiyle, erteleme talebinin reddi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından, iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı bir proje olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, uygulanan tedbir kararına rağmen şirketin mali durumunda belirgin bir iyileşme sağlanamadığı, aksine şirketin borçlarının sürekli arttığı, bu nedenle şirketin iflasın ertelenmesi projesinin ciddi ve inandırıcı olmadığı yönündeki takdirin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı süresinde davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2853, K. 2020/3011, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama