KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2883 E., 2020/3431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif feshi, tasfiyesi, kayyum atanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatifin 26 yıl önce Didim'de ortakları için yazlık konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulduğunu, 12 yıl önce de evlerin tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini, anahtarların teslim edilmesi ile kooperatifin kurulma amacının gerçekleştiğini ve ortada gerçekleşmesi gereken başkaca bir Ana Sözleşme amacının da kalmadığını ancak yönetim kurulu üyelerince kötü niyetle kooperatifi kendi çıkarlarına uygun olarak yönetmeye devam ettiklerine, genel kurullarda çoğunluğu sağladıkları için istedikleri kararları çıkardıklarını,
kooperatifi aile şirketi gibi yönettiklerini ileri sürerek; kooperatif tüzel kişiliğine son verilmesi gerektiğinin tespiti için davalı kooperatif yönetimine el konularak bir kayyum heyeti atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının sorumluluk davası ve genel kurul kararının iptali davalarının konusu olduğunu, dava açmakta hukuki yararı olmadığını, taşınmazların henüz kooperatif adına kayıtlı olduğunu, kooperatifin amacının gerçekleştirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kooperatife ait taşınmazların iskan ruhsatlarının henüz alınmadığı, kooperatifin kuruluş amacının Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme dikkate alındığında gerçekleşmediği, Kooperatifler Kanunu 81. maddesinde düzenlenen dağılma sebeplerinin hiçbirisinin bulunmadığı, yönetim kurulu üyelerini görevden alma yetkisi TTK'nun 334/2. maddesi hükmü saklı olmak üzere münhasıran genel kurula ait olduğu gerekçeleriyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin istinaf başvurusunun üzerine kooperatifin amacının gerçekleştirmediğinden dağılma koşulları oluşmayacağı, kayyum atanmasının mümkün olmadığı,
kooperatifin dağılması hakkında karar vermek, tasfiye kurulunu seçmek gibi görevlerin genel kurulun devir ve terk edemeyeceği görev ve yetkilerden olduğu, genel kuruldan bu yönde alınmış bir karar olmaması gerekçesiyle gerek tasfiyeye yönelik talepleri gerekse yönetim kurulunun azli ile ilgili taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaması sebebiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2883, K. 2020/3431, 4 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama