KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/3055 E., 2020/3565 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflasın kapatılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin müflis bankanın hissedarı ve yönetim kurulu üyeleri olduklarını müflis bankanın Bakanlar Kurulunun kararı ile bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izinlerinin kaldırılarak bankanın geçici yönetiminin T.Emlak Bankası A.Ş.ne devredildiğini, müvekkili olan banka hakkında 22.10.1996 tarihinde iflas kararı verildiğini, müflis bankanın borcunun kalmadığı ve alacaklılar tarafından ibra edildiğini ileri sürerek İİK 182 maddesi gereğince müflis banka hakkındaki iflas kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Müdahil İflas idaresi vekili, davacıların müflis bankanın tüzel kişiliğini temsil yetkileri bulunmadığını, alacaklılara aciz belgesi verildiğini, iflasın kaldırılmasının talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
İlk derece mahkemesince; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; iflas idaresinin müdahale talebinin reddine, müflis bankanın mevduat kabul etme izni kaldırılmış ve geçici yönetimi Türk Emlak Bankası A.Ş'ye devredilmiş olduğundan davacıların iflasın kaldırılması talebinde bulunma yetkisine haiz olmadıkları, iflasın kaldırılması koşulları da oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ve iflas idaresi vekilinin, istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince, iflas idaresinin davaya müdahil olmasında hukuki yarar bulunduğu,
davacıların ise müflis bankayı temsil etme yetkileri kaldırılmış olduğundan, HMK.nun 114/1-d maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru olmamış ise de sonuç itibariyle red kararı doğru olduğundan ve bu durumun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden asli müdahil iflas idaresinin müdahale talebine yönelik istinaf taleplerinin kabulü, davacıların istinaf taleplerinin de usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/3055, K. 2020/3565, 11 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama