KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2018/1198 E., 2020/4452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davada davanın reddine, birleşen davada davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin müflis davalı kooperatif üyesi olduğunu, müvekkilinin fazladan 13.525,00 TL aidat ödemesi bulunduğu halde kooperatifçe müvekkiline daire tahsisi yapılmadığını, ödemiş olduğu aidatlardan doğan alacağı ödenmediği gibi kooperatifin iflas kararından sonra düzenlenen sıra cetveline de kayıt edilmediğini ileri sürerek, alacağının müflis davalı kooperatifin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı müflis kooperatif iflas idaresi vekili, davalının sonradan müflis durumuna düşen kooperatifin eskiden beri üyesi olduğunu, kooperatif genel kurulunca belirlenen aidatları zaman zaman ödeyip zaman zaman ödemediğini, ödenmeyen şimdilik 10.000,00 TL aidat borcunun aylık %10 gecikme zammı ve ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 09.04.2015 tarihinde davasını ıslah etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilleri, davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden kooperatif üyesi olan davacının davalı kooperatife üyeliğinin devam ettiği , her ne kadar davalı kooperatif müflis olup tasfiye işlemleri tamamlandıktan ve borçlar ödendikten sonra kalan olursa ortakların ödedikleri aidatlarının iade edilebileceği bilinse de bu aşamada davacının ödediği aidatları isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine; birleşen dava yönünden ise davalının halen kooperatif üyesi olduğu, iflas tarihine kadar ödenmemiş aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/1198, K. 2020/4452, 22 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama