KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2018/358 E., 2020/3699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin 11.08.2003 tarihli yönetim kurulu kararıyla davalı kooperatife ödemesi gereken miktarı peşin olarak ödeyerek üye olduğunu, karar defterinde ve üyelik belgesinde belirtilen şartlarda bir adet daire satın aldığını, müvekkiline daire verilmediğini ve verilecek bir daire bulunmadığını ileri sürerek, dairenin tapusunun müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmazsa dairenin değerinin, Yargıtay İçtihatlarında belirtilen usulle hesaplamasının yapılarak faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi, davacının yalnızca 20.000,00 TL ödemesinin olduğunu, bu para karşılığında davacıya daire verilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının, davalıya ödemesi gereken miktarı peşin olarak ödeyerek üye olduğu, davacıya tahsis edilebilecek bir dairenin bulunmadığı, dava konusu edilen dairenin değeri olan 112.420,00 TL’nin davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı kooperatif temsilcisinin temyizi üzerine Dairemizin 28.04.2014 tarihli 2014/3539 Esas 2014/3263 Karar sayılı ilamı ile genel kurul kararı olmadan da ortağın zımnen peşin bedelli ortak olduğunun kabul edilebileceği bu nedenle davacının zımnen peşin bedelli ortak olarak benimsenip benimsenmediği,
davacının ortaklık statüsü tam olarak tespit edildikten sonra oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; genel kurul kararları içeriğinde peşin ödemeli ortak alınacağına dair teklif, tartışma ve karar bulunmadığı, denetim raporları ve faaliyet raporlarında da bu hususun yer almadığı, davacı murisinin iki hazirun cetvelinde yer almasına rağmen bizzat toplantılara katılmadığı,
kooperatifin uzunca bir süre davacıdan aidat talep etmediği ve kooperatif bilgi ve belgelerinde de davacının borçlu olduğunu gösteren ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle ödemiş olduğu bedelin dairenin benimsediği formul uyarınca hesaplanan, 46.141,57 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/358, K. 2020/3699, 18 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama