KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2018/625 E., 2020/3820 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflasın açılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, borçlu şirket aleyhine ilamlı icra takibi yaptıklarını, ilamlı takibinin semeresiz kaldığını, bu nedenle takip yolunu değiştirerek iflas yolu ile takibe geçildiğini, ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve itirazsız kesinleştiğini ileri sürerek davalı şirketin iflasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya cevap vermemeiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı haciz yoluyla takibini iflasa çevirmişse de, haciz yoluyla takipteki ödeme emrinde ve iflas ödeme emrindeki toplam miktarların farklı olduğu İİK.nun 43/2.maddesinde öngörülen usule göre farklı miktardaki iflas ödeme emrine dayanarak iflas davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23 Hukuk Dairesince, davacının İİK'nin 43.maddesi uyarınca ilama dayalı takip yolunu iflas yolu ile takiple değiştirdiği, davacının ilama dayalı takipte toplam 167.975,52 TL talep etmesine rağmen, iflas yolu ile takipte işlemiş faizi de ekleyerek takip miktarını 252.538,12 TL olarak bildirdiği, İİK'nin 177/4. maddesine de dayanılmadığı, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/625, K. 2020/3820, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama