KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/1520 E., 2020/3527 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Antalya 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davalılar ..., ... ..., ..., ..., ..., ... Ve rsa Konut Yapı Koop. başkanının duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vasisi ..., davalı ...başkanı ve davalı ..., davalılardan ... ile asıl ve birleşen davada davacılar vekili Av. ..hazır olan davalıların mürafaa talebinden vazgeçtiklerini beyan ettiklerinden dolayı incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl ve Birleşen davada davacılar vekilli, taraflar arasında imzalanan 06.09.2007 tarihli sözleşme uyarınca, davacıların kooperatif üyelik haklarından ve 8 adet bağımsız bölümden feragat ettiklerini davalıların da bunun karşılığı olarak mahkemece belirlenen taşınmaz rayiç bedellerinden peşin ödenen 75.000,00 TL’nin mahsubu ile kalan bedelin 12 taksitte ödenmesi için anlaştıklarını, daha önce ödenmeyen taksitler için başlatılan takibe itiraz ettiklerini, açılan itirazın iptali davasında kabul kararı verildiğini, yine ödenmeyen bakiye borç için yapılan takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar; talebin zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin davalıların zor durumundan yararlanılarak imzalattırıldığını, davacıların sadece çıkma payı alabileceklerini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Davalılar ... ve ..., talebin zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin davalıların zor durumundan yararlanılarak imzalattırıldığını, davacıların sadece çıkma payı alabileceklerini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 06.09.2007 tarihli sözleşmeyi davalıların asıl ve müteselsil borçlu olarak imzaladıkları, sözleşmeye ilişkin gabin ve diğer hususlardaki itirazlarının daha önce açılan dava ile kesinleştiğini, sözleşme konusu olan bedelin mahkeme kararı ile 8 adet bağımsız bölüm miktarı olarak 895.000,00 TL olarak belirlendiği, bu bedelden ödenen bedeller düşüldüğü takdirde asıl alacak ve fer'ileri toplamının 808,554,67 TL olduğu gerekçesi ile davanun kabulüne ve takip miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar, sa ve Konut Yapı Koop, ..., ..., ......, ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ... vasisi ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından, daha önce davacıların açtığı ve kesinleşen dava ile taraflar arasındaki sözleşmenin davacıların üyelik haklarından feragat etmeleri nedeni ile ödenen üyelik aidatının ödenmesi için yapılan bir sözleşme olmadığı, gabin iddiasının yine daha önce kesinleşen mahkeme kararı dikkate alınarak dinlenemeyeceği, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı ... vasisi tarafından imzanın ...’a ait olmadığı ilerisürülmüş ise de bu konudaki istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesi ile İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ...Arsa ve Konut Yapı Koop, ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ... ve davalı ... vasisi ... temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalılar SS. Antalya Barış Arsa ve Konut Yapı Koop, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’in ve davalı ... vasisi’nin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 55.232,37 TL istinaf karar harcından peşin alınan karar harcının mahsubu ile bakiye kısmın tüm istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması gerekirken, istinaf eden ... yönünden ayrıca davalılardan karar harcı alınması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması, icra inkar tazminata ise asıl alacak miktarının %20’si oranında hükmetmek gerekirken takip miktarı üzerinden hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.nın 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/1520, K. 2020/3527, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama