KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/2173 E., 2020/3419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili kurum bünyesinde çalıştırılan işçinin iş akdinin feshinden sonra İş Mahkemesinde açtıkları dava neticesinde ödenen bedellerden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek yapılan ödemenin yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, işçilik alacaklarından sorumluluğun asıl işverene ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 07.03.2016 tarihli ilamıyla davalının, dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere kendi dönemine isabet eden alacaklarından sorumlu olduğu ve bu ilke nazara alınarak hesaplama yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuş olup mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davalı vekili temyiz istemi yönünden;
5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'a eklenen ek madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2017 yılı için 1.150,47 TL.dir. Temyize konu edilen miktarın 1.653,79 TL olması nedeniyle karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/2173, K. 2020/3419, 4 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama