KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/568 E., 2020/1169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı işçi ...'ın, davacı müvekkili ve davalı şirket aleyhine işçi alacakları için açmış olduğu dava üzerine verilen karar gereğince 31.538,65 TL. rücuen alacağın, davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine, başlatmış oldukları ilamsız icra takibine yönelik, davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiyenin tebliğine rağmen, davaya cevap vermediği gibi temsilcisi de duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, dava dışı işçinin alt işverenler bünyesindeki çalıştığı süreler itibariyle ve ihbar tazminatından da son işverenin sorumlu olduğu gözetilerek, davacı asıl işverenin, dava dışı işçiye ödemiş olduğu 31.291,75 TL işçilik alacaklarından dolayı, dava dışı işçinin davalı şirket bünyesinde çalıştığı 73 gün karşılığı çalışması nedeni ile davacı asıl işverenin 416,54 TL kısmını takip tarihi itibariyle davalı alt işveren şirketten talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının, dava dışı işçiye yaptığı ödeme tarihi olan 06.12.2012 tarihinden,
davalı-borçlu aleyhine icra takibine geçtiği 07.01.2013 tarihi arası 31 gün karşılığı 416,54 TL rücuen alacağın işlemiş faiz alacağı miktarıyla birlikte 419,72 TL alacak miktarı üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava, İİK’nın 67. ve devamı maddelerine göre açılan itirazın iptali davasıdır.
Takip konusu alacak miktarının davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliği gözetilerek, yargılama sonucunda itirazın haksızlığı belirlenen alacak tutarı üzerinden davacı yararına İİKnın 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu istemin redddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/568, K. 2020/1169, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama