KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2020/1492 E., 2020/4202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin müflis bankada olan alacağının kayıt ve tahsili için yaptığı başvurunun reddedildiğini, iflas idaresinin kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek reddedilen alacağının masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince uyuşmazlığı çözme görevinin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle istemin usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalı bankanın iflasının 16.11.2017 tarihinde açıldığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 106. ve Yönetmeliğin 20. maddesi gereğince, iflas tasfiyesinin yürütülmesi için iflas idare memuru adaylarının TMSF tarafından belirlenerek iflas müdürlüğüne bildirildiği, İstanbul 15.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/7-6 D.İş sayılı kararı ile gösterilen adaylardan iflas idare memurlarının seçilmesine karar verildiği,
iflas tasfiyesinin 5411 sayılı Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre TMSF tarafından gerçekleştirildiği, tasfiye kapsamında tüzel kişiliğe haiz TMSF tarafından düzenlenen ve idari işlem niteliğinde olan sıra cetveli uyuşmazlığının çözüm yerinin idari yargı yeri olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabülü ile davanın yargı yolu bakımından usulden reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/1492, K. 2020/4202, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama