KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2008/23708 E., 2010/7476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Sanıkların mahkumiyetlerine, cezaların teciline dair.
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü:
1- Sanıklar vekilinin temyizi üzerine sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların ışığında 5395 sayılı sayılı Çocuk Koruma Kanunu 23. maddesinin mahalli mahkemesince yeniden birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
2- Sanıklar vekilinin temyizi üzerine sanık ... ve ... haklarındaki hükmün incelenmesinde;
Olayın tek görgü tanığı olan Bülent ...'ın duruşmadaki yeminli anlatımında yukarıda adı geçen sanıkların da ... yanında olduklarını belirtmekle beraber sadece sanık ...'i otları yakarken gördüğünü ısrarla ifade etmesi karşısında, haklarında bu suça ilişkin başkaca delil bulunmayan sanıklar ... ile ...'in iddia olunan suçtan beraatleri gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2008/23708, K. 2010/7476, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama