KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2010/2587 E., 2010/16205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2010
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
6831 sayılı Orman Kanunu'na aykırılıktan ... hakkında Bandırma Orman İşletme Şefliğinin 31.10.2003 tarihli ve 5397 takip sayılı orman suçu ceza kararı ile verilen 2.200.000 Türk lirası para cezasının kesinleşmesini müteakip, Orman İşletmesi vekilinin kaçak fıstık çamı kozalaklarının naklinde kullanılan 10 ... plakalı aracın müsaderesine yönelik talebi üzerine,
söz konusu kozalakların Orman İşletme Şefliğince satılarak 175,25 yeni Türk lirası gelir elde edildiğinden bu değerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/2. maddesi uyarınca irad kaydına, müsadere talebinin reddine dair Erdek Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2005 tarihli ve 2003/587 esas, 2005/477 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, Erdek Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2005 tarihli ve 2003/587 esas, 2005/477 sayılı kararının kaldırılmasına,
kararın ve dava dosyasının gereği için Erdek Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine ilişkin Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2009 tarihli ve 2009/255- 273 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.01.2010 tarih ve 5421 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2010 tarih ve 2010/23283 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur İhbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre, kabahat teşkil eden çamfıstığı kozalağı nakletme sebebiyle nakil aracının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesi gereğince zoralımına karar verilemeyeceği gibi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 18/1. maddesine göre, kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ancak kanunda açık hüküm bulunan hâllerde karar verileceği cihetle, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü;
Kabahat teşkil eden çamfıstığı kozalağı nakletme eylemi nedeniyle nakil aracının TCK'nın 54. maddesi gereğince zoralımına karar verilemeyeceği gibi, Kabahatler Kanununun 18/1. maddesine göre, kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.
TCK'nın 54. maddesinin kasıtlı suçlara ilişkin olması ve Kabahatler Kanununda olayla ilgili açık hüküm bulunmaması nedeniyle, kozalak naklinde kullanılan aracın müsadere talebinin reddine ilişkin Erdek Sulh Ceza Mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin bu karara yönelik itirazı reddetmesi gerekirken itirazın kabulüyle Erdek Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2005 tarihli ve 2003/587 esas, 2005/477 sayılı kararının kaldırılmasına karar vermesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2010/2587, K. 2010/16205, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama