KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2012/16705 E., 2012/23366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2,108/1, 62/1, 52. maddeleri uyarınca 1250 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Pamukova Sulh Ceza Mahkemesinin 30.01.2007 tarihli ve 2006/91 esas, 2007/6 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 12.04.2012 tarih ve 2012/6090-22046 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.05.2012 tarih ve 2012/112011 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamında bulunan,sanığın işlediği farklı suçlarla ilgili ceza ehliyetinin bulunmadığına dair raporlar karşısında bu hususun üzerinde durularak,sanığın suçu işlediği sırada ceza ehliyetini kısmen veya tamamen kaldıracak mahiyette bir akıl hastalığına duçar olup olmadığı, 5237 sayılı Kanunun 32/1-2. maddesinin de değerlendirilecek şekilde, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak saptandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma yolu,olağanüstü bir yasa yolu olup; 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesinde de belirtildiği üzere, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki, gerek maddi hukuka ve gerekse usul hukukuna ilişkin aykırılıkların giderilmesi için bu kanun yoluna başvurulabilir. Hükümden sonra ortaya çıkan yeni bir delil ile belirlenen yasaya aykırılık sebebiyle veya delil takdiri gibi hakimin takdirinde olan istekler hakkında verilen kararlar kanun yararına bozma talebinin konusu yapılmaz.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2012/16705, K. 2012/23366, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama