KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2016/12320 E., 2016/18452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümler
- Mahkumiyetlerine dair
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Dairemizin 28/03/2016 tarih 2015/27425 Esas - 2016/7772 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip 27/03/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde gösterilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra sanık müdafiinin 06/04/2015 tarihli temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince reddine karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17/06/2016 tarih ve 2016/217605 karar düzeltme sayılı itirazı ile “Sanık müdafiinin 03/04/2015 tarihinde saat 20.42.09'da yaptığı temyiz başvurusu yasal sürede olduğundan, dairemizin 28/03/2016 tarih ve 2015/27425 Esas, 2016/7772 karar sayılı temyiz isteğinin reddine ilişkin ilamın kaldırılması ile sanık hakkındaki hükümlerin onanması" istemiyle dosya, itirazen incelenmek üzere dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2)Dairemizin 28/03/2016 tarih ve 2015/27425 Esas, 2016/7772 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
Sanığın babası olan mağdur ...'yi 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f-4 maddesi kapsamında silahtan sayılan kültablası ile yaraladığı dikkate alınarak, TCK'nin 86/3. maddesinde gösterilen nitelikli hallerden birden fazlasını ihlal etmesi nedeniyle cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2016/12320, K. 2016/18452, 31 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama