İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/764 K.2016/16862

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1) Sanık ... yönünden; a) 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda subjektif…

Esas2016/764Karar2016/16862Tarih4 Ekim 2016Okuma4 dk · 891 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2016/764 E., 2016/16862 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Ekim 2016
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Hükümler
Mahkumiyetlere dair
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

891 kelime·4 dk okuma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1) Sanık ... yönünden; a) 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda subjektif sorumluluk esası kabul edilmiş olup, “netice sebebiyle ağırlaşmış suç başlıklı” TCK'nin 23. maddesinde bu durum “bir fiilin kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.” şeklinde açıklanmıştır.

Failin, kastedilenden daha ağır ve başka bir neticenin gerçekleşebileceğini öngördüğü, buna rağmen eylemine devam ederek sonlandırdığı durumda, olası kastla hareket ettiğini kabul ederek gerçekleşen ağır ve başka sonuçtan dolayı doğrudan sorumluluğu cihetine gidilecektir.

Ancak böyle bir kastın bulunmadığı, kast-taksir kombinasyonunun bulunduğu, temel suç tipinin kasıtlı, ağır ve başka neticenin ise taksirli olduğu durumda failin sorumluluğunu belirleyebilmek açısından, kasten işlenen temel suç ile ağır netice arasında öncelikle illiyet bağının varlığı aranacaktır. Nedensellik bağı meydana gelen netice açısından varlığı zorunlu ise de tek başına yeterli olmayıp neticenin ayrıca faile yüklenip yüklenmeyeceği değerlendirilmelidir.

Bu kapsamda ağır neticenin objektif olarak faile yüklenebilir olması için, bu ağır ve başka neticenin temel suç tipinin işlenmesine bağlı, ona bitişik, ona özgü olan özel tehlikenin gerçekleşmesi ve doğrudan sonucu olması halinde mümkündür. Örneğin göze yapılan darbe sonucu görme kaybına neden olunması halinde failin görme kaybının gerçekleşebileceğini öngördüğü kabul edilerek gerçekleşen ağır sonuçtan sorumlu tutulacaktır.

Ancak failin gerçekleşen ağır ve başka netice bakımından olası kastı olmamakla birlikte, bu ağır ve başka neticenin gerçekleşebileceğini öngörebildiği halde, failin bu netice bakımından sorumlu tutulabilmesi için en azından taksiri aranacaktır. Taksirle sorumluluk bakımından neticenin objektif olarak öngörülebilir olması yeterlidir.

Genel nitelikteki bu açıklamalardan sonra somut olayımızı ele alacak olursak; mağdur ... ve sanık ... ile, temyiz dışı sanık ... arasındaki tartışmaya sanık ...'in de katıldığı, taraflar arasında çıkan kavgada, sanığın mağdur ...'yi, ...

Devlet Hastanesi'nin 09/09/2009 tarihli raporunda belirtildiği üzere “sağ alt dudak lateral bölgede 0,5 cm çaplı çizik, sol elmacık kemiği üstü 3*3, sol kaş üstü 5*3 cm lik, sağ diz lateralde 3 er adet 0,5 cm lik erozyon, sağ diz medialde 2 şer adet 0,5 er cm erozyon, sol pretibial bölgede yatay 8 cm çizik, sol omuz arka bölgede 10*10 cm erozyon, hemen üstü 1 cm çizik, sağ omuz arka bölgede 10*10 cm erozyon, hemen alt iç tarafta 1 er cm birbirine paralel dikey çizik, sağ kol medialde 10*5 cmlik erozyon, sağ el distal falanks 5. parmakta erozyon, sağ diz ara bölümde 6*6 cmlik erozyon,

sağ diz arka bölümde medialde 6*6 cmlik erozyon” olacak şekilde yaralandığının tespit edildiği, aynı raporda “tıbbi tedavisi yapıldığı, hastanın inf. bulguları olduğundan ambulans ile... Devlet Hastanesi'ne sevk edildiği, kardiyoloji, ortopedi muayenesi kons. uygundur” şeklinde tespit yapıldığı, sonrasında Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 19.06.2013 tarihli raporda.

“09.09.2009 tarihli darp olayı sonrası götürüldüğü hastanede travmatik cilt bulgularının yanında myokard enfarktüsü tesbit edildiğinden, tesbit edilen myokard enfarktüsünün olayın efor ve stresinin tetiklemesi sonucu meydana gelmiş olabileceği, olay sonrası myokard infarktüsü nedeniyle tedavi gördüğü 14.09.2010 tarihinde taburcu edildiği, kişinin normal yaşam aktivitesinin devam ettiği ve olaydan 5 ay sonra öldüğü dikkate alındığında 09.09.2009 tarihli darp olayı ile 19.02.2010 tarihli ölüm olayı arasında illiyet bağı bulunmadığının” belirtildiği,

dolayısıyla yaralamanın gerçekleştiği olayla miyokard infarktüsü arasında illiyet bağının bulunduğunun açıklanmış olması karşısında, mahkemece Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesinin raporunda belirtilen illiyet bağı sanığın gerçekleşen ağır ve başka sonuçtan sorumlu tutulması için yeterli kabul edilerek, 5237 TCK'nin 87/1-d maddesinden cezalandırılması yoluna gidilmiştir.

Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olayı değerlendirecek olursak; olay günü sanığın mağdura elleriyle kasten vurup TCK'nin 86/2. maddesi kapsamında yaralaması sonucunda gerçekleşen ağır ve başka netice (myokar infarktüsü/kalp krizi sonucu yaşamın tehlikeye girmesi) bakımından olası kastla hareket ettiğinden söz etmenin mümkün bulunmadığı,

ancak mağdurun yaşı da gözetildiğinde kalp krizi geçirebileceğinin objektif olarak öngörebildiği halde sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne uymayarak eliyle kasten vurması sonucu buna bağlı, buna özgü ve beklenen bir tehlikenin değil, çok daha farklı gerçekleşen ağır ve başka sonuç doğuran bu olayla ilgili olarak en azından taksirle hareket ettiği kabul edilerek,

müştekideki kalp rahatsızlığının önceden sanık tarafından bilinip bilinmediği araştırılıp, bilmediğinin anlaşılması durumunda sanığın basit taksirle yaralama suçundan TCK'nin 89/1-2,son maddesiyle, bilmesi halinde bilinçli taksirle yaralamadan TCK'nin 89/1-2,son, 22/3. maddeleriyle cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

b) Suç tarihinde 65 yaşını bitirmiş olan sanık ... hakkında TCK'nin 51. maddesi uyarınca erteleme koşullarının mevcudiyeti yönünde bir değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde şartlarının oluşmadığından bahisle cezanın ertelenmemesine karar verilmesi,

2) Sanıklar ... ve ... yönünden;

a) Sanıklara TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel hapis cezalarının TCK'nin 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırılmasına karar verildiği halde, artırım sonucu uygulanan ceza miktarının hükümlerde gösterilmeksizin, sanıkların doğrudan TCK'nin 87/1-d, son cümlesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi

b) Taraflar arasında meydana gelen karşılıklı kavgada, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği kesin olarak anlaşılamadığından, sanıklar lehine TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

c) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerle, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2016/764, K. 2016/16862, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2016/764
Karar No
2016/16862
Tarih
4 Ekim 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/767 K.2016/14673
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/768 K.2016/5026
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2016/768 K.2016/14350
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/769 K.2016/7665
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/772 K.2016/11644
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/773 K.2016/16919

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.